Misyonu

e-Posta Yazdır PDF

misyonu_

 

Benim maksadım: yaşamı mevcut prangalarından kurtarmak. Değişim dinamiğine hareket kazandırmak, doğallığı ve sadeliği yakalamak insanların ve yaşamın kalitesini yükseltmek. İnsanlık damarına cesareti ve saygıyı enjekte etmek, insanlığı birleştirip sorunların çözümünü kolaylaştırmak umutsuzluğu yenip umudu yaşamak,

 

Ey yaşam, ey insanlık! Sen benim niyetlerimi benimsemezsen, benim bütün çabalarım havada kalmaya mahkûm olur. Eğer kendi çabalarının önemini kavramış olsaydın yaşamını değiştirmekte ne kadar etken olduğunu görürdün. Ey insanlık yaşam senin doğru isteklerinle benim temiz niyetlerimin dengeli bir şekilde birleşmesinden, yaşam aydınlığa, güzelliğe ve mutluluğa çıkar.

 

Varlıkların odaklanması gereken en doğru nokta benim bütün hazırlıklar, bütün çalışmalar bana odaklanmayı saptamak içindir. Çünkü benim odaklandığım şey ötelerin ötesidir, yolun başı da, ortası da, sonu da benim. Her şey benden güç alır. Ya dost ya da düşman olarak bana döner. Burada ben derken bahsettiğim maddi egom değildir. Yaratıcının bana yüklemiş olduğu fonksiyondur. Kendime saygı duyuyorum varlıkların da bana saygı duymaları gerektiğini fark ediyorum. Çünkü yaradan en güçlü ve en yoğun şekilde bende gizli, üstümdeki elbiseyi yırtıp atarsanız yaratıcıyı görürsünüz. …

Benim insanlık damarında yer almam Ahmet’in, Mehmet’in, Hasan’ın, Hüseyin’in dünyasal veya ruhsal alandaki amaçlarını gerçekleştirmek değil. Benim amacım bütün insanlığın varmak istediği amaca ulaşmasını kolaylaştırmak. İnsanlığa ilahi yolculuğunda kendisine yardımcı olmak, bazı insanlarla yakın olmam yine insanlığa hizmetten ötürüdür. Yakınımdaki insanlar şımarır haddini aşar ve insanlığı unutursa hiç çekinmeden bağın eskiliğine ve derecesine bakmadan bu insanları lanetlerim. …

Her şeyin bir sonu olduğu gibi aşkında sonu var. Ama sondan sona fark vardır. Bazı sonlar yepyeni bir başlangıçtır. Aşksız sonlar ise bir daha var olmamak üzere tükenip yok olur. Anka kuşu var ya; aşka tutulan ruh kuşu yanar, yanar kül olur. Küllerinden tekrar doğar var olur. Ben bir hiçim geçmişime göre, ben bir başlangıcım bütün geleceğe. Çünkü hiç kimse aşk semasında benim gibi uçmadı, benim gibi ağlamadı, acı çekip kahrolmadı.

 

Güzellik ve çirkinlik benimle seviştiği gibi hiç kimseyle sevişmedi. Ötelerin ötesini benim gibi hisseden bir yiğit henüz doğmadı. İnerim bazen toprağa olmaz benden daha mütevazı kimse. Bazen de çok yüksekten uçarım konuşmam hiç kimseyle. Aşk olsun ey insanlık aşk. Her soluk alış verişte aşk gelir aklıma. Yaşamı anlamak için türlü türlü ölçütler kullanılır. Benim kullandığım temel ölçüt aşktır aşk. Aşk vadisinden geçmeyen gelmesin yanıma. Aşka saygı duymayan benden saygı, sevgi beklemesin. Aşk olsun ey insanlar aşk.

Ey insanlık size aşkı öğretmek için taşı sevdim ve sonra ondan ayrıldım. Eğer ondan ayrılmasaydım aşkı size anlatamazdım. Saf değerler saklanır açıklanmaz. İsyanım madde içerisinde uyanış çabasından başka bir şey değildi. Bütün feryadımın sebebi Tanrı’nın hizmetine varmaktı. Tanrı beni unutmadı ve beni bırakmadı. Taşıdığım ağır yükü idrak ettim. Bireyselliğim ile insanlığa hizmetin aranızdaki ilişkiyi çözdüm, dengeye ve sağlığa vardım. Tanrı’nın her şeyi bilici olduğunu gördüm. Tanrı hikmetinin her şeye nüfuz ettiğini fark ettim. Hiç kimse Tanrı iradesinin gerçekleşmesini engelleyemez. Ancak kendi iğrençliğini, pisliğini, yalancılığını, uzaklığını ve karanlığını ispat etmiş olur. Galip ve kahhar olan O’dur ancak.